Nazlıcığım, birtanem, hayat ışığım, sensiz geçen ilk bayram günü… O kadar ıssız kaldım ki sen gidince; o kadar yetersiz kalıyor ki etrafımdaki o güzel insanlar bana yardım etmek için çırpınan… Bir tek sen beni anlardın, konuşmasak bile…
Geçen sene tam bu günlerde Ebuş’un ile birlikte Big Chefs’de otururken, ne güzel bir karar vermiştin bayramda Çanakkale’de olmak için. Gördüğümüz en son düşümüz oldu bu seyahat birtanem. Sevgili Güven’i ziyaret, onunla geçirdiğimiz güzel saatler…. Kordon’da yediğimiz o çok sevdiğin balıklar… Abide’yi görmek isteyişin – meğerse son kez olacakmış, bilemedim sevgilim – ve arabalı vapurla Kilitbahir’e geçişimiz… dolmuş beklerken oturup çayımızı içtiğimiz o boğaza karşı çay bahçesi… sonra büyük bir mutlulukla Abide önünde resimlerimizi çekişimiz… gün batarken mutluluk içinde otelimize dönüşümüz… hepsi artık cennetteki düşler bahçesinde kaldı.
Kaldığımız Kolin oteli de çok sevmiştin. Hep “ne iyi yaptık da geldik!” demiştin otelde geçirdiğimiz o son mutluluk anlarında. Sanki zaman durmuştu, sanki bu mutluluğumuz sonsuza kadar sürecek gibiydi, o parlak güneşin altında uzanmışken şezlongumuzda. Cennette gibiydik sen ve ben… Sonra yürümek istemiştin boğaz boyunca, gemileri saymıştık boğazdan geçen, elele tutuşmuştuk birbirimizi sonsuza dek bırakmama adına, bir bankta otururken. Çayı çok severdin, kalkıp bir çay bahçesi aramıştık etrafta. Bulmuştuk. Ne güzeldi, sesin kulaklarımda, nefesin tenimde, elin avuçlarımda… Bir mucizeyi yaşıyormuşum da farkında değilmişim.
Nereden bilebilirdik ki, büyük bir umut ve mutluluk içinde Ankara’ya dönerken, kara bulutların bizi beklediğini. Seni o kadar çok özlüyorum ki Nazlıcığım. Biliyorum beni bırakmadın, zaman zaman sesini duyuyorum yarı uyanık haldeyken, bana ” Muri… Muri..” diye seslenen. Senden sonra yaşamın bir anlamı kalmadı benim için. Bu bedeni taşımaktan o kadar yoruldum ki. Çok mu gerekli bu hayatı zorla sürdürmek. Biliyorsun Anthony Bourdain da senin tarafa geçti. Severdin o adamı. Ne çok programını seyretmiştik beraber.
İçimdeki özlem o kadar acı veriyor ki bana bazen nefes alamayacak hale geliyorum. Herkes alışırsın diyor ama bilmiyorlar ki sensizliğe alışmak benim için imkansız. Bunu en iyi sen bilirsin birtanem. Bir an önce yanına gelmek istiyorum ama nasıl olacağını bilmiyorum. Bu konuda bana yardımcı olmanı bekliyorum. Seninle olmak istiyorum en kısa zamanda…
Muri’n
