Yeni Bir Hayata Doğmak

Nasıl o gecenin sonunda, göl kenarında doğan güneş yepyeni taze bir günü müjdeliyorsa, biz de yeni bir hayata doğduğumuzu hissediyorduk. Ne büyük bir şans olmuştuk birbirimiz için ve bunun için şükrediyorduk Tanrı’ya. Ne muhteşem bir mucizeydi ki bu 18 yıl sürdü, Nazlı’mın son nefesini verdiği ana kadar.

Nazlı’mı evine biraktıktan sonra eski karım ile konuşmak için yola koyuldum. Eve vardığımda henüz uyanmamıştı. Biraz bekledim. Uyandıktan sonra ona ilk sözüm şu oldu: “Ben aşık oldum, artık bu şekilde devam edemeyeceğim. Lütfen en kısa zamanda boşanalım. Ne olur beni anlamaya çalış”. Sonra bir bavula bazı kişisel eşyalarımı koydum ve halamın evine yerleşmek üzere evi terkettim.

O sıralar çok mutluyduk, bulutların üzerindeydik, ama intikam, kin ve nefret dolu bir sürecin fitili de ateşlenmişti. Eski karım toplumsal önyargılar, aslında çürümüş olan ahlaki klişeleri de çok iyi kullanarak tüm gücü ile bize karşı saldırıya geçti. O sıralarda Nazlı’m Ankara Üniversitesi Sağlık Eğitim Fakültesi’nde Dekan Yardımcısı olarak görev yapıyordu. Dekan’a ulaştılar ve Nazlı’mı istifaya zorlamasını sağladılar. Nazlı’mın cenaze töreninde duygusal bir konuşma yapan dekan A.T., acaba vicdanen sonradan bir rahatsızlık duydu mu? çok merak ediyorum. Fakat 2004 yılına kadar duymadığına eminim, çünkü o yıl Nazlı’m çok sevdiği Halk Sağlığı bölümüne dönmek için başvuruda bulunmuştu. Fakat o sırada Halk Sağlığı bölümünün de başkanı olan A.T. tarafından bir kez daha engellendi. A.T. hala bize düşmanlık besleyenlerin kuklası olmaya devam ediyordu.

Nazlı’ma her yönden saldırılar geliyordu, eski sevdiği arkadaşları aramaz olmuştu, ama o her zamanki vakur ve dimdik duruşuyla ayakta kalmasını bildi. Hep gurur duydum onunla bu yüzden. Kolay değildi bu az gelişmiş Türk toplumunda, “evli bir adamla birlikte olan kadın” , “kötü kadın” yaftasını hiç umursamadan hayatını sürdürebilmek. Babasına ulaştılar, çürümüş toplumsal değer yargılarını kullanarak, aralarının bozulmasını sağladılar. Ne çok severdi aslında Nazlı’m babasını. Eski kocasını buldular, onu bize karşı kışkırttılar. Ve Nazlı’m çok sevdiği biricik oğlu ile olan ilişkisinde kopma noktasına getirecek sorunlar yaşamaya başladı.

Bütün bunlar olurken bizim yanımızda duran sağlam karakterli, sağduyulu ve en önemlisi vicdanlı akrabalarımız, dostlarımız, arkadaşlarımız da yok değildi. En başta benim ailem bizi hep destekledi, çok sevgili arkadaşımız Münevver Arısoy da hep bizimle birlikte oldu. Bunun yanında Nazlı’nın çok sevgili halası “Tombiş” ile kuzeni Selma Güven’in desteklerini de hep hissettik. Nazlı her zaman minnettar kalmıştı bütün bu iyi insanlara.

Şimdi bugünden bakınca geriye şunu görüyorum ki birbirimizi karşılıklı olarak besleme, geliştirme ve olgunlaştırma sürecine girmiştik. Sanki yaşama olan susuzluğumuzu, her anımızı birlikte geçirerek, hayatımızdaki herşeyi paylaşarak gideriyorduk. Birbirimizi tanımadan önceki benliklerimizden o kadar farklıydık ki artık. Aslında yeniden doğmuştuk…

 

Yorum bırakın